,

Ağız kokusu (halitosis) markette tedavi olabilir mi?
Günümüz toplumlarının sorunları her türlü gelişen teknolojiye rağmen ortadan kalkmamakta ama değişiklikler göstermekte. Diş tedavilerinin, daha doğrusu ağız bakımının önemi yaygınlaşmadan önce ağızdaki çürük yada diş taşlarına bağlı oluşan ağız kokusu, günümüzde stres ve değişen besin alışkanlıkları nedeniyle oluşmakta. Peki ya bireyler ağız kokusuyla savaşta yeterince bilinçliler mi? Televizyon reklamlarıyla yönlendiğimiz sakızlar sahiden tedavi edici özellikte mi?

Öncelikle ağız kokusu nedir, nasıl oluşur?
Fizyolojik ve patolojik olarak inceleyebileceğimiz iki ana halitosis vardır.

Fizyolojik halitosis ; sabah kalktığımızda yemek borumuzda biriken gazların, dil üzerinde üreyen bakterilerin sebep olduğu , kimi zaman da yediğimiz besinlerin aromatik gazlarının kan yoluyla akciğerlerden atılması sonucu oluşan ağız kokusu tipleridir. Dil üzerini fırçalamak, sürekli olmayacak şekilde çinko içerikli ağız gargaraları kullanmak , sakız çiğnemek ve tabii ki kişisel ağız bakımını yapmak bu tip halitosis için geçerli çözüm yöntemleridir. Sarımsak gibi aromatik gazlar oluşturan yiyeceklerin oluşturduğu koku tipinde ise tedaviye gerek yoktur, kısa ve geçici bir süreçtir.

Patolojik halitosis ; sinüs ve akciğer kaynaklı enfeksiyonları olanlarda, şeker hastalığı (aseton kokusu gibidir), böbrek yetmezliği (balık kokusu gibidir), karaciğer yetmezliği, metabolizma bozuklukları (teşhisi zor olabilir, zaman zaman ortaya çıkan kötü bir balık kokusu), açlık, diyet, ağız kuruması, oruçlu olmak (Sıvı gıda eksikliklerinde vücuttaki yağ ve protein çözünmeye başlar, bu metabolizmanın yan ürünleri kötü ağız kokusu olarak yansır) gibi birçok sebeple ortaya çıkan ağız kokularıdır. Ağız boşluğu diye sınıflandırdığımız diş, diş eti ve dil sebepli olanlar en sık rastlanan tiptir.

Ağız kokusuyla yalnız başıma mücadele edebilirim düşüncesi doğru mudur? Hemen herkesin çantasında cebinde delikli nane şekeri, sakız bulmak mümkün. Bu durum bize değişen toplum alışkanlığını mı belirtiyor, yoksa artan problemlerin bir göstergesi mi?

Sakız, ağız boşluğu kaynaklı halitosisle mücadelede çok önemli bir yer tutar. Sakızın asıl işlevi tükürük salgısını arttırmaktır. Tükürük içerisinde yemek parçalarını yerinden sökecek güçlü enzimler ve bakterilerle savaşan hücreler vardır. Fakat önemli bir nokta var ki şekerli sakızlar bu gruba girmez. Şekerli sakızların içeriği, ağızdaki mevcut bakteriler tarafından kimyasal reaksiyona tabi tutulur ki bu da ağız kokusunu arttırır. Diş çürümelerini arttırdığı ise aşikardır. Xylitol içeren sakızlar halitosis ile mücadelede etkili olan sakız tipidir. En etkili tedaviyi çinko içerikli sakızlar yapmaktadır, fakat yaygın olarak bulmak mümkün değildir.

Uyku sırasında burnun tıkalı olması ve ağızdan nefes almak zorunda kalanlarda kuruluk oluştuğundan halitosis çok hızlı tetiklenmektedir. Normal koşullarda dahi uyku sırasında tükürük akışı azalmaktadır ki sabahları yaşanan ağız kokusunun başıca sebebi budur.

Diş hekimliği ücretlerinin yüksek olması ve diş hekimi korkusu da ağız kokusu tedavisinde kişilerin ihmalkar davranmasını tetikleyen etkenlerdendir. İhmal edilen her konunun ileride daha masraflı, daha özverili ve detaylı tedaviler gerektireceği gerçeği göz ardı edilmektedir.

Ağız kokusundan şikayeti olan her birey, öncelikle diş hekimini ziyaret etmelidir. Dişlerdeki çürükler, dişeti sağlığı , var olan protezlerin kontrolü, tükürük akışı ve yoğunluğu gibi kriterler değerlendirilmeden başka bir kaynak aramak mantıklı olmayacaktır.

Sosyal anlamda güçlü olabilmek için güçlü hissetmek ve karşımızdaki kişiden bunun tepkisini alabilmek lazımdır. Güzel bir gülüş, sağlıklı dişler görüntüyü tamamlasa da diyaloga geçtiğimiz anda sıkıntı yaşamamak için, kendimizin hissettiği ağız kokusu veya “Acaba ağzım kokuyor mu?” düşüncesinin stresi nedeniyle tedirgin davranmamak ve özgüvenli olabilmek için diş hekimi kontrolü asla aksatılmamalıdır. Unutulmamalıdır ki ağız kokusu her zaman kişinin kendi tarafından algılanmayabilir, ve hiçbir zaman kişinin kendisi tarafında daimi olarak tedavi edilememektedir.